saniyeinanturkay @ gmail.com

ÇOCUK GÖZÜNDEN RAMAZAN

Ramazan ayı,yetişkinler için sabrın, şükrün ve arınmanın ayıdır.Peki ya çocuklar için?Çocukların dünyasında Ramazan;ışıklı sokaklar,mis gibi pide kokusu,sofrada beklenen ezan anı ve kalabalık aile buluşmaları demektir.Onlar için Ramazan,biraz masal,biraz merak,biraz da heyecandır.
Biz büyükler bazen Ramazan’ı kurallar üzerinden anlatıyoruz.Oysa çocuklar duyguyla öğrenir.Onlara Ramazan’ı sevdirmek istiyorsak önce hissettirmeliyiz.Çünkü bir çocuk için Ramazan,uzun süren açlıktan çok;birlikte oturulan iftar sofrasının sıcaklığıdır.
Eskiden “tekne orucu” tutardık. Öğlene kadar dayanır,sonra gururla “Ben de oruç tuttum!” derdik.O küçük sabır denemeleri,bize büyük bir özgüven kazandırırdı.Bugün çocuklarımıza tekne orucunu bir yarış gibi değil,bir deneyim gibi sunabiliriz.”Denemek ister misin?” demek yeterli.Zorlamak değil, teşvik etmek…İşte bütün mesele bu.
Ramazan, aile bağlarını güçlendirme ayıdır. Büyükanneleri,büyükbabaları ziyaret etmek;onların sofrasında iftar etmek ya da onları evimize davet etmek çocukların hafızasında silinmeyecek izler bırakır.Çocuk bir sofrada sadece yemek yemez,aidiyet duygusunu öğrenir.
İftara giderken alınan sıcacık bir pide…Ve o pideyle birlikte çocuğa uzatılan küçük bir çikolata…İşte Ramazan’ı sevdiren detay tam da budur.Küçük sürprizler büyük hatıralara dönüşür.Çocukları sevindirmek bu kadar basitken,bunu esirgemek niye?
Ramazan davulcusunun sesi duyulduğunda,top patlatıldığında camdan birlikte bakın.O sesleri korkulacak değil, geleneğin bir parçası olarak anlatın.Bir Ramazan çadırında iftar yapma imkânınız varsa mutlaka gidin.Kalabalığın içindeki o paylaşım ruhunu,kolektif olarak görsünler.Gölge oyununda Hacivat ile Karagöz’ün atışmalarını izlesinler.Çünkü gelenek, anlatıldığında değil;yaşandığında kalıcıdır.
Bir de teravih geceleri…Çocuğa teravihi uzun bir namaz listesi gibi değil,”Ramazan gecelerinde birlikte camiye gidip dua ettiğimiz özel zaman”olarak anlatın.İlk gün baştan sona duramayabilir.Önemli değil.Beş dakika dursun, sonra avluda beklesin.Önemli olan hatıradır.Cami bahçesinde koşarken bile o atmosferi içine çeker.Yıllar sonra o huzuru hatırlayacaktır.
Anne babalara küçük ama etkili öneriler:
– İftar sofrasını birlikte hazırlayın.
– Ezanı birlikte bekleyin.
– Her gün bir “iyilik görevi” belirleyin.
– Tekne orucunu oyunlaştırın.
– Teravih dönüşü küçük bir süt ya da tatlı molası yapın.
– Ramazan takvimi hazırlayıp her güne minik bir sürpriz koyun.
Çocuk Ramazan’ı severse, ibadeti korkuyla değil sevgiyle tanır. Sevgiyle tanınan her değer kök salar.
Unutmayalım; çocukları sevindirmek, Ramazan’ı onlara bayram gibi hissettirmek demektir. Bu ayı sadece “tutulan bir oruç” olarak değil, “hatırlanan bir mutluluk” olarak yaşamalarını sağlayalım.Çünkü bir çocuk Ramazan’ı seviyorsa, o evde bereket sadece sofrada değil, kalpte de vardır.

Ramazan’ı çocuklara anlatmayalım. Ramazan’ı çocuklarla yaşayalım.

Saniye İNAN TÜRKAY
Örüntü Çocuk Gelişimi ve Danışmanlık