BİLİMİ ÜRETEN, ARAŞTIRAN VE GELECEĞİ İNŞA EDEN İNSANLARIN HAK ETTİKLERİ DEĞERİ GÖRMELİ!

Üniversitelerin güçlü bir geleceğe sahip olabilmesi, bilimsel üretimin desteklenmesi ve nitelikli insan kaynağının yetiştirilebilmesi için akademik ve idari personelin çalışma koşullarının iyileştirilmesinin kaçınılmaz olduğunu kaydeden Türk Eğitim Sen Nevşehir Şube Başkanı Tayfur Urgenç, “Bugün yükseköğretim kurumlarında görev yapan çalışanlar, ekonomik ve mesleki açıdan önemli sorunlarla karşı karşıya bulunmaktadır.” dedi.

Başkan Urgenç, “Üniversiteler, bir ülkenin bilimsel gelişiminin, teknolojik ilerlemesinin ve toplumsal kalkınmasının merkezidir. Ancak bilim insanlarımızın yaşadığı ekonomik sıkıntılar her geçen gün daha da derinleşmektedir. Akademik personelin gelir düzeyi, sahip olduğu eğitim birikimi, üstlendiği sorumluluk ve yürüttüğü bilimsel faaliyetlerle uyumlu olmaktan uzaklaşmıştır. Bu nedenle akademisyenler için özel bir ücret iyileştirmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Yükseköğretim kurumlarının geleceği, akademik kariyeri tercih edecek başarılı gençlerin varlığına bağlıdır. Ancak mevcut ekonomik tablo, birçok gencin akademisyenlik mesleğinden uzaklaşmasına neden olmaktadır. Daha iyi yaşam koşulları sunan alanlara yönelim artarken, üniversitelerimiz ise nitelikli insan kaynağını bünyesinde tutmakta zorlanmaktadır. Bilimin ve araştırmanın güçlenmesi isteniyorsa, öncelikle bilim insanlarının ekonomik kaygılarının azaltılması gerekmektedir.

Diğer taraftan üniversite çalışanlarının uzun süredir dile getirdiği sorunlardan biri de 13/b maddesi kapsamında yapılan geçici görevlendirmelerdir. Çalışanların iradesi dışında gerçekleştirilen görevlendirmeler, çalışma barışını zedelemekte ve personel üzerinde ciddi mağduriyetler oluşturmaktadır. Bu nedenle geçici görevlendirmelerde personelin açık onayının alınması temel bir ilke haline getirilmelidir. Hiçbir çalışan, kendi isteği ve rızası dışında farklı bir birimde ya da görev yerinde çalışmaya zorlanmamalıdır.

Ayrıca üniversitelerde görev tanımlarının açık, net ve güncel bir şekilde belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Belirsizlikler nedeniyle çalışanların uzmanlık alanları dışında görevlendirilmesi hem personelin motivasyonunu düşürmekte hem de kurumsal verimliliği olumsuz etkilemektedir. Her çalışanın bilgi birikimine, eğitim düzeyine, mesleki yetkinliğine ve kadro unvanına uygun işlerde değerlendirilmesi sağlanmalıdır.

Üniversitelerin daha güçlü, daha üretken ve daha rekabetçi bir yapıya kavuşabilmesi için akademik ve idari personelin talepleri dikkate alınmalı; ücret politikalarından çalışma koşullarına kadar pek çok alanda iyileştirici adımlar atılmalıdır. Bilimi üreten, araştıran ve geleceği inşa eden insanların hak ettikleri değeri görmesi, yükseköğretim sistemimizin gelişiminin de en önemli güvencesidir.” İfadelerini kullandı.